#amywinehouse Amy Winehouse’un Işığında

Okuma Süresi: 3 dakika
3+

İngiliz şarkıcı ve şarkı sözü yazarı Amy Winehouse, tam 9 yıl önce 23 Temmuz 2011’de 27 yaşında vefat etti. Amy Winehouse, kariyeri ve hayatıyla iz bırakırken yaşamına bir mercek tutmak istedik.

Amy Winehouse kimdir?

14 Eylül 1983 doğumlu İngiliz sanatçı, tıpkı diğer sanatçı hikâyelerinde karşılaştığımız gibi küçük yaşlarda evde çalan şarkılara etmişti. Hareketli, enerjik ve ne istediğini bilen tavırları daha o yaştan Amy’nin karakterine dair ipuçlarını vermişti bile.

Sorunlu bir aile yapısının içine doğan Amy’nin yaşama dair fikirleri ebeveynlerinin o 9 yaşındayken geçirdikleri ayrılık sonrası oluşmaya başlıyor. Her ne kadar ayrılık olayı babasının aldatmasından dolayı çıksa da Winehouse, babasına sırtını çevirmemiş. Hatta sol kolunda ”Babası’nın Kızı” yazan bir dövme bulunuyor. Belki de o yaşlar depresif yaklaşımı ve travmatik yapısının oluşmasındaki en büyük etken Amy’nin. Bu olayları takip eden dönemde 12-13 yaşında edindiği gitarıyla müzik macerası başlıyor.

Amy Winehouse

Amy’nin Kırılma Noktası

Ailesine olan hayal kırıklığıyla ciddi bir değişim yaşayan Winehouse, kendini sigara ve alkole vermesinin yanında müzik bakımından da kovalıyordu. Arkadaşı onun menajeri olmuş ve âdeta bu cevherin boşa gitmemesi gerektiğini düşünerek patlamasına yardım etmişti. İlk kayıtlarını stüdyoda almaya başlayan Winehouse, müzik kimliğini oturttuktan sonra ilk albümü Frank‘i 2003’te çıkarttı.

İsmini Frank Sinatra’dan alan bu albümle aynı zamanda idolüne de bir selam çakmış oluyordu. Çok düşük bir satışla piyasada kendine yer alan bu albüme gereken desteği yine menajeri verdi. Küçüklükte yaşadığı olaylar sebebiyle özgüvensiz büyüyen Amy, verilen destekle birlikte hem röportajlarla hem de barlarda aldığı sahnelerle parlamaya başladı.

Klasik senaryo burada da yine karşımıza çıkıyor. 800 gibi satış rakamlarından 1 milyonu zorlayan bir seviyeye çıkan Frank albümü, Amy’nin hayatını değiştiriyor. Kazandığı parayla kendini yalnızlığa itecek kalabalığa sokuyor. Ve tabii olmazsa olmaz ilişkisi onu babasından bile fazla etkiliyor.

Aşk gözünü kör eden Amy, Blake Fielder-Civil ile zararlı madde kullanımını ciddi oranda artırıyor. Göz göre göre uyuşturucu batağına düşerken bir darbe de hayatını değiştiren bu adamdan geliyor. Eski sevgilisine dönen Blake ile birlikte babasından sonra ikinci darbeyi yiyen Winehouse, kendini derbeder bir hâle verdi. Hatta babası “Hemen önlem almazsam Amy bir yıl daha yaşar mı bilemiyorum. Ancak yaşaması için elimden gelen her şeyi yaparım” şeklinde bir açıklama yapmıştır.

Blake Fielder – Amy Winehouse

Amy’nin Kariyer Kavisi ve Ölümü

Hayattan yediği tekmeler Amy’yi plak şirketinden yiyeceği tekmeden yani bir nevi üçüncü darbeden kotarmaya yetmişti. Yaşadıklarını, ayrılıklarını ve sitemlerini “Back to Black” albümüyle anlatan sanatçı, bu albümüyle birlikte ivmeyi yakalamıştı. Amy Winehouse, En İyi Yeni Sanatçı, Yılın Kaydı, Yılın Şarkısı gibi dallar olmak üzere aday olduğu 6 Grammy ödülünden 5’ini kazanıyor.

Blake’in bir anda geri dönmesiyle tekrar aynı derbeder hayatına geri dönmüştü. İlişkisinin yıpratıcı hayatına katkısı devam ederken, blumia hastalığına sahip olduğunu öğrenmişti. Tabii hayatta istediklerimizin istediğimiz zamanda denk gelmemesi Amy’nin de başına gelmişti. Kariyerinin patladığı noktada yaşadığı yalnızlık, alkol ve uyuşturucu krizleri turnede kendisini göstermesine rağmen bir nebze hayatına devam etmeye çalışıyordu. Belgrad konseri, hayatının son konseri olan Amy Winehouse, alkol zehirlenmesinden kaynaklı olarak evinde ölü bulundu.

Yazımızı bu bunalım vakitlerinde Amy Winehouse’un söylediği bu sözle kapatıyoruz :

Daha fazla içmek istemiyorum. Sadece arkadaşa ihtiyacım var.

3+

Bir cevap yazın